Toplumların varlığı dilin varlığıyla yakından ilgilidir.Dil
toplumun aynasıdır,benliğidir.Milletlerin ömrü dillerinin kalıcığıyla
mümkündür.
Son dönemlerde dilimizin yozlaşması,Türkçemizi seven bizleri,son
derece üzmektedir.Malumunuz sanal ortamlarda kullanılan dilin
Türkçemizle bir alakası yoktur. Kullanılan sanal yazı dilinin
Türkçemizin gramer kurallarına aykırılığı gözle görülecek kadar
belirgindir.Bir çok arkadaşımın sanal ortamdaki yazı dillerininden
alıntılar yaparak Türkçemiz’e yapılan vefasızlığı gözler önüne sermek
istiyorum.
Örneğin: bhen,sewiyorum,çatlaq,bebeqim,shen dhautlu vb. örneklerde
de görüldüğü gibi bilinen gramer kurallarıyla kullanılan kelimelerin
arasında her hangi bir ilgi yoktur.
Türkçemiz de “-q,-w” türünden harfler yoktur.Bunun yanında Türkçe de
önseste iki ünsüz yanyana gelmemektedir(Burada gramer kurallarımızdan
bahsetmek istemiyorum,yıllardır öğretilen dil bilgisi kurallarının neler
olduğunun hepiniz farkındasınızdır).Bu ve bunun dışında sanal ortamda
kullanılan bir çok kelimede yapılan yanlışlıklar, Türkçe
konuştuğunu,dilinin Türkçe olduğunu söyleyen aklı başında birinin
düşeceği yanlışlar değildir.İlk okul sıralarından başlayarak yaşamının
son anına kadar Türkçe ile münasebeti olan bizlerin bu tip
kullanımlarda bulunmamız kendi dil ve hüviyetimizle aramızdaki
yabancılaşmanın göstergesidir.
Unutulmamalıdır ki Türkçemizi yaşatacak olan da biz gençleriz.Malesef
bu yanlışlıklara düşende yine biz gençleriz.Aslında buna yanlış demekten
öte,biz gençlerin bu tip yanlış kullanımlarla farklılık yarattığımızı
sanmamızın etkisi büyüktür.Farklılık kanımca dilde farklılıkla olan
bir şey değildir.Farklılık ilim,fen ve hayattaki kazanımlarımızın
bütünüyle olmalıdır.Dilde yapılan “sözde” farklılığında farklılık
olduğunu söylemek mümkündür.Ancak bu farklılık yıllarca
öğrenilen,kullanılan bir dilin bazı bireylerce komik ve aynı şekilde
üzücü bir şekilde kullanılması,toplumun bu yanlışta ısrar edenlere
farklı bakmasıyla da söz konusudur.Bu bakımdan bu tip kullanımlarda
bulunan bireylerdeki farklı olma isteği bir bakıma cehaletin
resmidir.Bilinçli bir bireyin en önemli vazifelerinden biride dilini
korumaktır.Bu tip kullanımlarda bulunan kişilerin geneline bakıldığında
entellektüellikten nasibini almamış,tamamen entel,benim ve bir
çoklarımızın kınadığı uç noktalardaki uçuk tiplerdir.Ve bunun yanında
bir amacı olmayan hangi kelimeyi ne maksatla kullandığından haberi
olmayan,başka bir tabirle “ot misali” insanlarımızda var.Bu tip yalnış
kullanımlarda bulunan bireylerin bir çoğuna bakıldığında 12 -23 yaşları
arasında olduğunu görmekteyiz.Üzücü olan kısım ise bu yaş aralığındaki
gençlerimize eğitim-öğretim veriliyor olması..Malesef bu gruptaki
bireyler,verilen eğitim-öğretim den nasibini almamış kişilerdir.
Bizler,genç nesil,yarının büyükleri olacağız.Ülkenin çeşitli
kademelerinde görev alacağız.Her şeyden ötesi yarının anne ve babası
olacağız.Anne baba olduğumuzda neslin devamı olan çocuklarımızı
yetiştireceğiz.Peki sorarım size şuan bir çok arkadaşımın kullandığı
dille yetişen bir gelecek,bir gelecek midir?
Bu açıdan siz arkadaşlarım ve biz geleceğin anne babaları!
Türkçemize gereken önemi verelim.Millet olarak kalmak
istiyorsak,dilimizi koruyalım.Farkındayım ve farkındasınız ki bizlere
büyük görev düşüyor.Yapılan yanlışlıkları önce kendimizden başlayarak
düzeltelim.Bu konuda gereken hassasiyeti gösterelim.Dilimizi eşek arısı
sokmasın(!)